Çocukluğumdan Kalma 4

Dedesi olan çocuklara özenmişliğim daha başkadır benim. Çünkü iki dedemi de hayal meyal anımsıyorum. Ve diyorum ki iyi ki birlikte zaman geçirmeyi bilmişiz. İyi ki hayal meyal de olsa maziden kalanlar var.
Fotoğraftaki İhsan dedem,baba dedem yani. Bağdattan geldiğini anlatırdı hep hatta soyadımızın o yüzden “Bağdatlıoğlu” olduğunu söylerdi. İki dedemden de güzel hatıralar biriktirdik.
Sabahın nurunda sırf bize harçlık vermek için yolumuzun üzerindeki kahveye gelen Nejdet dedem vardı. Bize vereceği bozuklukları eline alır heyecanla gözlerdi yolumuzu muhakkak; şekerden yarım yamalak gördüğü gözleriyle. Biz de onu fazla bekletmemek için koşar adım giderdik kahveye kadar. Harçlıklarımızı aldığımızdaki mutluluğu belki göremiyordu dedem ama hissettiğinden eminim. Bir gün böyle anılardan bahsederken bu olayı anlattığımda ananem şaşakaldı. Meğer o saatte nereye gittiğine bir türlü anlam verememiş uzun zaman. Ne dedem söylemiş ne de ananem sorgulamış.
Bir de her 5 Eylül sabahı bizi kurtuluş kutlamalarına götüren dedem var benim. Hiç sektirmeden alırdı dört torununu en keyifli, en kaliteli görme açısına sahip noktayı bizim için bulur ve oradan kutlamaları izletirdi. İnşaat bekçisi olduğundan meydanı en iyi gören inşaata izinsiz girebilme yetkisi vardı. İnşaatta da olsak protokol gibi hissettirirdi bizi. Sırf biz çok seviyoruz diye getirir ve kutlamalar bitip “Nazilli’nin kurtuluş sembolü olan Nazlı kız kurtulana kadar” sıkılmadan izlerdi bizimle.
Biz teşekkür mahiyetindeki sıcacık tebessümümüzle bakardık dedeme. O da ona yetiyordu sanırım. Zenginlik bu olsa gerek diye düşünüyordu belki de içinden. Biz çok severdik dedelerimizi.
Nejdet dedemle bahçeye kanaldan su çekmeye yarayan motora bakmaya gitmeyi, İhsan dedemle bekçilik yaptığı inşaata gidip kum eleklerinde kaymayı çok severdik.
Nejdet dedem son zamanlarında hiç göremedi bizi ama hep yanımızdaydı. Sesimizi duymak için bahçede otururdu hep ya da pencere önündeki divanda.
İhsan dedemse sesimize bile hasret kaldı son zaman. Bizden uzaktaydı, her gününü bizi özleyerek geçirirmiş; öyle derdi babaannem.
Peş peşe ayrıldılar aramızdan 1 ay arayla. Hayal meyal şeyler kalmış aklımda o günlere dair. Çocuktuk üzülememişizdir bile o zamanlar. Ama şimdi her hatırladığımda sızlıyor inceden kalbim. Keşke diyorum daha çok bizimle olsaydılar..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir